BİR YANIMIZ BURUK AMA, HALA UMUT DOLUYUZ...


BİR YANIMIZ BURUK AMA, HALA UMUT DOLUYUZ...

            Hüzünlüyüz, bir yanımız buruk, bayram sevincini tam yaşayamıyoruz ama, olsun bir yanımız hala umut dolu....

            Klişeleşmiş bir söz vardır ya "Nerde O Eski Bayramlar" işte onu söylemenin tam zamanı... Aslında ne güzel bayramlarımız varmış değil mi? Şükredip bir turlu memnun kalamadığımız. Bayram günlerini bir kenarı bırakın, normal yaşamımız bile bayram tadındaymış.

            Vardır bunda da bir hayır, Rabbimden gelene hamdolsun demekten  ve duayla Allah'a sarılmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. Artık anladık değil mi insanoğlunun ne kadar aciz bir varlık olduğunu, gözle görülemeyen bir virüsten nasılda köşe bucak kaçtık, kendimizi evlere kapattık, anne evladına, evlat annesine yaklaşamadı, kardeş kardeşine mesafe koydu...

            Korona günleri tam olarak ne zaman biter bilinmez, ama salgının etkisinin yavaş yavaş azaldığını normalleşme adımlarından da anlayabiliyoruz. Tabii bu normalleşme adımları henüz toplu halde bir araya gelebileceğimiz ölçülerde değil. Bu nedenle bayram dönemi de pandemi önlemlerinden payına düşeni alacak. Aile üyelerinin bir araya geldiği kalabalık davet sofraları, geleneksel bayramlaşmalar, seyahatler bu yıl maalesef olmayacak; ancak bu süreçten hepimiz geçiyoruz ve bir köşede hayıflanmanın hiçbir faydası yok.

            Evet, bu bayram tarih de bir ilk yaşıyoruz, korona virüs den dolayı evlerimizde buruk bir sevinçle karşıladık bayramı. Sevdiklerimizden uzak, sarılamadan, sıla-i rahim yapamadan geçireceğiz bayramı.

            Bir o kadar da rahmet ve bereket ayı olan buruk bir ramazan geçirdik aslında, evlerimizde kaldık hep, teravih namazlarını toplu kılamadık, cuma namazlarımızı idrak edemedik, paylaşmanın tadına vardığımız iftar ve sahurlarda eş, dost, akrabalarımızla bir araya gelemedik.

            Ama beni mutlu eden bir tarafı oldu bu ramazanın, israf en aza indi, şaşalı, israf dolu, zenginin  zengini ağırladığı o toplu iftarlar olmadı. Belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin  birbirleriyle yarıştığı her gün lüks bir restaurant da verilen iftarlar olmadı bu ramazanda, inşallah ümit ediyorum ki o yarışılan, fotoğraf çekmek ve haberlerde yer almak için verilen iftarların bütçeleri fakir fukara sofraların da yer bulmuştur.

            Evet... Bu bayram buruk bir yanımız, hep eksik olacak yan yana oturamayacağız, kucaklaşıp sarılamayacağız, olsun gönüllerimiz bir olsun, dualarımız bir olsun, sevincimiz neşemiz bir olsun. Garip bir o kadar da ders alacağımız bir dönemden geçiyoruz,ama umut dolu olmalıyız umudumuzu hiç bir zaman kaybetmeden sabır ve sebat etmeliyiz, inananlar için umutsuzluğa asla yer yoktur,  bilmeliyiz ki; her gecenin bir sabahı varsa, her kışın bir baharı varsa, her darlıkta muhakkak bir ferahlık vardır. Hüzünlü ve buruk bayram bize güzel günleri getirecek inşallah.

            Çok uzun zamandır sevdiklerimize dokunamıyor, sarılamıyoruz. Hatta birçoğumuz aynı ortamda bile bulunamıyoruz. Ancak neyse ki teknolojik bir çağda yaşıyoruz ve birkaç destek uygulamadan yararlanarak onları görebiliyor, uzun uzun konuşabiliyoruz. Bu bayramda da online iletişim araçlardan yararlanarak sevdiklerimizle konuşarak, onları kahve içmek gibi günlük rutinlerimize ortak edelim.

            Bizleri Ramazan Bayramına kavuşturan Allah’a sonsuz hamdı ve senalar olsun. Bayramlar birlik beraberliğimizin pekiştiği, kırgınlıkların unutulup, dostluk ve sevgiyle gönüllerin birbirine yakınlaştığı, karşılıklı sevgi ve saygının geliştiği en özel günlerdir. Her ne kadar gönlümüzden başka turlu bir bayram yaşamayı geçirsek de bu bayramı, sevdiklerimizi telefonla arayarak mutlu etmeliyiz. Birde şunu mutlaka yapalım kırgın olduğumuz, dargın olduğumuz birileri varsa mutlaka onları da arayarak bayramlarını kutlayalım. Üç günlük şu dünyada üzmeye ve üzülmeye hiç gerek yok bence...

            Bu salgın günlerinde tedbiri elden bırakmamalı, istenilen kurallara riayet etmeliyiz ki,bayram sonunda bu illetten kurtulup normal günlerimizi bayrama çevirebilelim.

            Geçenlerde sosyal medyada latifeyle söylenen şu söz gözüme ilişti; "Türk milletinin bayram geçtikten sonra birde geçmiş bayramı kutlamak gibi bir özelliği vardır" işte bu özelliğimizi de askıya almaz, bayram kısıtlaması bittiğinde kendimizi sevdiklerimizin yanına atarsak, işte o zaman sevdiklerimize en büyük kötülüğü yapmış oluruz. Aman ha bayram sonu bunu yapmayalım mutlaka uzmanlardan gelen kurallara uyalım, maskemizi takıp, sosyal mesafemizi koruyalım. Ağzı ayrık ortada dolananları mutlaka uyaralım...

            İnanıyorum ki yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, bugünlerde geçecek Allahın izniyle bir sonraki bayramı çok daha güzel bir şekilde idrak edeceğiz inşallah.

            Bu düşüncelerle mübarek Ramazan bayramınız en kalbi duygularımla kutlarım, bayramı bayram tadında yaşayabileceğimiz nice bayramlarda birlikte olmak ümidiyle... Hayırlı bayramlar dilerim.

            Sağlıcakla kalın...

canermostur@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Kadir Yıldırım | 25 Mayıs 2020 12:13

    Sevgili caner Bey kardeşim ağzına yüreğine sağlık aslında meselenin özü biz inananlar olarak bela ve musibetler karşısında Allah'a sarılacak ve ondan yardım dileyecegiz unutmayacağız ki Allah bizi imtihan ediyor biz bu imtihanı kazanmak istiyorsak inananlar olarak virüsten değil de Allah'tan korkacağız ve ona yalvarıp yakarayacağız ki bu bela ve musibetlerden bizi kurtarsın tedbiri alıp takdiri Rabbimize bırakacağız Rabb'im beterinden saklasın mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Haz

BU VEBAL HEPİNİZİN, HEPİMİZİN

28May
27May
25May
20May

BEN SUSTUM, YAZDI KALEM