MTÜ, coğrafi işaret belgeli reyhanı inceliyor

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile tıbbi ve aromatik bitkilere önem kapsamında coğrafi işaret belgeli reyhanı inceleme kapsamında araştırıyor.

PAYLAŞ

Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile tıbbi ve aromatik bitkilere önem kapsamında coğrafi işaret belgeli reyhanı inceleme kapsamında araştırıyor.

MTÜ Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, Malatya’nın Arapgir ilçesinde yaklaşık 5 yıldır ağırlıkla yetiştirilmeye başlanan ve yaklaşık bin ton üretimi planlanan coğrafi işaret belgeli mor reyhan bitkisi konusunda görüşlerini dile getirdi. Rektör Karabulut, Arapgir mor reyhanının coğrafya için sahip olduğu potansiyele ilişkin farkındalık, üniversiteleri açısından güçlü bir motivasyon oluşturmakta olduğuna dikkat çekerek, “Nitekim üniversite bünyesinde yürütülen geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile tıbbi ve aromatik bitkilere ilişkin çalışmalar bağlamında bütün endemik bitkilerimizle birlikte bu nazlı bitki de inceleme konularımız arasında yer almaktadır. Öte yandan, üniversitemizin vizyonu bu kadarla da sınırlı değildir. Her olgunun tarihsel, kültürel, toplumsal ve folklorik bir bağlamı bulunduğu gerçeğinden hareketle, toplumsal nitelikli inceleme ve araştırmalar da temel ilgi konularımız içerisindedir” ifadelerine yer verdi.

Coğrafi işaret belgeli reyhanın insanlara yararından da söz eden Karabulut, “Reyhan koklamak sıkıntıyı dağıtmakta, depresif ruh halini ve moral bozukluğunu gidermekte, yaşama sevincini arttırmaktadır. Kalbe sükunet, sinirlere hafiflik vermekte, uykusuzluktan ve zihinsel çalışmalardan kaynaklanan yorgunluğu gidermektedir. Ayrıca saç dökülmesine karşı da etkili olup saçları siyahlaştırmaktadır. 2017 yılında tescil edilerek 266 numara ile coğrafi işaret alan Arapgir mor reyhanı, kendine özgü nitelikleri ile dikkat çekmektedir. Yapılan analizler, yumuşak yaprak yapısı ve koyu mor rengi ile bölgeye özgü bir genotip olan bu reyhan türünün 130 adet uçucu bileşeni ve yüz yetmiş adet farklı esansiyel yağ maddesini ihtiva ettiğini ortaya koymuştur” dedi.

Reyhanın salatalara aroma verdiğine işaret eden Karabulut, “Anavatanı Hindistan olup yaklaşık 2 bin 500 yıldan beri Ortadoğu ve Akdeniz havzasında tıbbi amaçlarla ziraatı yapılan reyhanın rengi genellikle pembe ve açık mor tonlarında olup uçucu yağ, tanen ve saponozit türevi bileşikler içeren toprak üzerindeki baharat kısmı yemeklere, özellikle de dolmalara ve salatalara muhteşem bir aroma vermektedir. Baharatı alkolsüz içecekler, fırın ürünleri, şekerlemeler, dondurmalar, sirkeler, et ve çeşnilerde kullanılan ve iyi bir antosiyanin kaynağı olan reyhan yalnızca gıda sanayii açısından değil, aynı zamanda parfümeri ve tıp açısından da önemlidir” şeklinde yararlarını dile getirdi.

“Bakteri düşmanı”

Reyhan bitkisinin bakteri düşmanı olduğuna da değinen Karabulut, “Antibakteriyel olduğu, bir başka ifadeyle zararlı bakterileri temizlediği için ciltte sivilce oluşumunu engellemekte, akne oluşumlarını önleyerek pürüzsüz bir görünümün elde edilmesine katkı sağlamaktadır. Vücuda sürüldüğü takdirde terlemeyi engellediği, kötü vücut kokularını, özellikle de koltuk altı kokularını giderdiği bilinmektedir. Yine etkileyici kokusuyla zararlı böcek ve haşeratı kovduğu, uygulandığı mekanın havasını tazeleyerek yenilediği ve yumuşattığı da bu bahse ilave edilmelidir. İhtiva ettiği uçucu yağlara ilave olarak enfeksiyon karşıtı (antifungal), böcek, haşere ve bakteri düşmanı (insektisit) ve antioksidan olmak gibi özellikleri nedeniyle her geçen gün giderek daha fazla önem kazanan reyhanın insan sağlığına faydaları saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Yatıştırıcı, midevi, gaz söktürücü ve idrar arttırıcıdır. Halk arasında romatizma, kalp çarpıntısı ve hemoroit gibi rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılan bu önemli bitki, bağışıklık sisteminden sindirim sistemine kadar birçok sağlık sorunu ile mücadele etmektedir. Metabolik faaliyetleri desteklemekte, bağışıklık sistemini güçlendirmekte, vücuttaki asitleri dengeleyerek mideye (örneğin ishal, gastrit ve ülser gibi rahatsızlıklara, mide bulantısına, sindirimi kuvvetlendirmeye) iyi gelmekte, bulaşıcı hastalıkları önlemekte, soğuk algınlığı ile savaşmakta ve A vitamini bakımından zengin olduğu için göz sağlığını da korumaktadır” dedi.

Radyasyona karşı koruyucu etkisi olup kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleyen reyhanın insan sağlığına faydalarının bu kadarla sınırlı olmadığını vurgulayan Karabulut, “Sinir sistemini düzene sokup strese iyi geldiği gibi anksiyete ve migren üzerinde de olumlu etkileri vardır. Reyhan koklamak sıkıntıyı dağıtmakta, depresif ruh halini ve moral bozukluğunu gidermekte, yaşama sevincini arttırmaktadır. Kalbe sükûnet, sinirlere hafiflik vermekte, uykusuzluktan ve zihinsel çalışmalardan kaynaklanan yorgunluğu gidermektedir. Ayrıca saç dökülmesine karşı da etkili olup saçları siyahlaştırmaktadır. Kan dolaşımını hızlandıran, kalp ve damar sağlığını takviye eden, trigliserit ve kolesterol seviyesini düşüren reyhan bitkisinden yapılan şerbet kansızlık ile mücadele etmekte, kan şekerinin düşmesine engel olarak baş dönmesi ve baygınlığı önlemektedir. Ayrıca şeker konmadan hazırlanacak reyhan suyu ile gargara yapmak yalnızca ağızdaki yaraları iyileştirmekle kalmamakta, aynı zamanda ağız kokusunu da gidermekte, bunlara ilave olarak sigarayı bırakmaya yardımcı olmaktadır. Aynı şekilde ödem söktüren, bebek emziren annelerin sütünü arttıran, karaciğer ve böbrek sağlığı için yararlı olan ve öksürük tedavisinde tavsiye edilen reyhan, örneğin arı sokmasına karşı tedavi edici olarak da önerilmektedir. Son olarak bitkimizin yağ yakıcı özelliğe sahip olduğunu ve özellikle de reyhan çayının zayıflamaya yardımcı olabileceğini belirtmeden geçmeyelim. Yine bir uyarı olarak aşırı reyhan tüketmenin böbrekleri yorabileceğini ve karaciğere zarar verebileceğini de ifade etmiş olalım” diyerek reyhanın yararlarını vurguladı.

“Arapgir’in mor reyhanı coğrafi işaret belgeli”

Malatya’nın Arapgir ilçesinde yaklaşık 5 yıldır ağırlıkta olan üretiminin gitgide arttığı mor reyhanın coğrafi işaret belgeli olduğunu hatırlatan Karabulut, “Kültürümüzdeki karşılığına ve sağlığa yararlarına kısaca temas etmeye çalıştığımız reyhan, özellikle de son yıllarda ülkemizde eşsiz bir yer edinmeye başlamıştır. Evet, şimdilerde herkesin bildiği ve milli bir servetimiz haline gelen Malatya’mızın, Arapgir’imizin mor reyhanından söz ediyorum. Başka bölgelerde gerçekleştirilen tarım uygulamalarında mor rengini ve belli ölçüde de aromasını yitirdiği görülen ve 2017 yılında Arapgir Belediyesi tarafından tescil edilerek 266 numara ile coğrafi işaret alan Arapgir mor reyhanı, kendine özgü nitelikleri ile dikkat çekmektedir. Yapılan analizler, yumuşak yaprak yapısı ve koyu mor rengi ile bölgeye özgü bir genotip olan bu reyhan türünün yüz otuz adet uçucu bileşeni ve yüz yetmiş adet farklı esansiyel yağ maddesini ihtiva ettiğini ortaya koymuştur” ifadelerine yer verdi.

“Haşerat ilacı”

Eski dönemlerden beri bölgenin özel bir değeri olmakla birlikte bir zamanlar herkesin ihtiyaç duyduğu kadar ve sınırlı miktarda ürettiği Arapgir mor reyhanının üretiminin ilçede gitgide arttığına vurgulayan Karabulut, “Gelinen noktada özellikle de belediyenin alım garantisinin de etkisiyle ilçenin en önemli ekonomik ürününe dönüşmüştür. Mevsiminde dört kez hasat edilebilen ve onlarca dönümlük alanda gerçekleştirilen zirai faaliyetlerle üretimi her geçen yıl artan Arapgir mor reyhanının yıllık rekoltesi bin tona yaklaşmıştır. Hasat mevsiminde göze ve gönle muhteşem bir manzara sunan, bu görsel ihtişamı ile birçok yerli ve yabancı turisti de bölgeye çeken mor reyhandan birçok ürün elde edilmektedir. Önümüzdeki dönemlerde kırk civarlarına ulaşması hedeflenen reyhan ürünleri arasında reyhan kurusu, reyhan çayı, reyhan reçeli, reyhan şerbeti, reyhan gazozu ve reyhan sirkesi yer almakta, ayrıca bu kıymetli ürün cilt kremi, sabun, oda spreyi ve haşerat ilacı yapımında da kullanılmaktadır. Gelecekte ilaç sanayiinde çok daha fazla ve güçlü bir yer edineceği açık olan Arapgir mor reyhanı, sahip olduğu bütün bu özellikler bakımından bölgemizin özel bir diğeri olarak daha çok ilgi görmeyi hak etmektedir” şeklinde konuştu.

“Tamamlayıcı tıp”

Henüz üç yaşında genç bir üniversite olmasına rağmen arı ve arı ürünleri, atçılık ve atlı sporları ile kayısı ve kayısı ürünleri alanlarında önemli çalışmalar yapan MTÜ’nün ürünler geliştirerek bulunduğu şehrin değerlerini öncelikli odak noktası kabul ettiğine dikkat çeken Karabulut, “Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Arapgir Meslek Yüksekokulu ile önemli faaliyetler yürüttüğü Arapgir’imizin de tıpkı diğer ilçelerimiz gibi her bir değeri ile toplumsal kültürümüze mal edilmesi yönünde güçlü bir irade taşımaktadır. Nitekim üniversitemiz ile Arapgir Belediyesi arasında imzalanan işbirliği protokolü de bölgenin gelişimi ve yeni istihdam olanaklarının oluşturulması hedefiyle öncelikli olarak yöresel ürünlere ilişkin ARGE (Araştırma ve Geliştirme) ve ÜRGE (Ürün Geliştirme) çalışmalarını yoğunlaştırma amacı taşımaktadır. Bu protokol çerçevesinde, üniversitemiz bünyesinde tıpkı kayısı çekirdeğinden elde edilen ürünlerin geliştirilmesi gibi mor Arapgir reyhanından da muhtelif ürünler geliştirilecek ve halkımıza arz edilecektir. Sonuç olarak reyhanın, özellikle de Arapgir mor reyhanının coğrafyamız için sahip olduğu potansiyele ilişkin farkındalık, üniversitemiz açısından güçlü bir motivasyon oluşturmaktadır. Nitekim üniversite bünyesinde yürütülen geleneksel ve tamamlayıcı tıp ile tıbbi ve aromatik bitkilere ilişkin çalışmalar bağlamında bütün endemik bitkilerimizle birlikte bu nazlı bitki de inceleme konularımız arasında yer almaktadır. Öte yandan üniversitemizin vizyonu bu kadarla da sınırlı değildir. Her olgunun tarihsel, kültürel, toplumsal ve folklorik bir bağlamı bulunduğu gerçeğinden hareketle, toplumsal nitelikli inceleme ve araştırmalar da temel ilgi konularımız içerisindedir” diye konuştu.

İhlas Haber Ajansı

Malatya Gündem

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN